Höyük Hakkında
Höyük ve çevresinin günümüzde olduğu gibi geçmişte de stratejik ve konum üstünlüğü vardır.
Stratejik Konum
Tarihi Coğrafya
Doğal Çevre
-Antik Çağ’da Kilikia Kapıları olarak bilinen, Anadolu platosunu Gülek Boğazı yoluyla Akdeniz’e bağlayan güzergah üzerinde bulunmaktadır.
-Maden rezervleri ve orman örtüsü bakımından zengin Toros Dağları’nın kuzey eteklerine yakınlığı, kuzey ve güneyden doğuda birleşen iki nehirle çevrili olması,
Çakıt Çayı havzasının önemli bir parçası olması, gümüş içeren kurşun madenlerinin varlığı ve bu madenlerin kontrolü, Neolitik dönemde Hasan Dağı obsidyenleri sayesinde insanları kendine çekmesi bazı konum üstünlükleri arasında sayılabilir.
William Ramsay, 1891’de burayı ziyaret ettikten sonra 1903’te
bu höyükten bahseden ilk kişidir. Ramsay’den sonra Emil Forrer, 1926 yılında Hitit tipi tonozlu tünel şeklinde bir girişe (potern) dikkat çekmiş ve Porsuk’un muhtemelen Asur Tunası ve Ptolemaios’un Tynna’sına karşılık gelen Hitit metinlerindeki Tunna/Dunna ile özdeşleştirilmesini önermiştir. 1960 yılında höyüğün batı eteğindeki yol inşaatı sırasında üzerinde Luvi hiyeroglif yazısı bulunan bir taş levha buldozerle gün ışığına çıkarılmıştır. Birkaç yıl sonra, o zamanlar İstanbul Fransız Arkeoloji Enstitüsü müdürü Hititolog Emmanuel Laroche, bu yazıtın Geç Hitit Dönemine ait olduğunu ve MÖ 8. yüzyılın sonlarına tarihlenebileceğini önermiştir. Daha fazla bilgi için…
Porsuk Höyüğün hem yakın çevresi hem de uzak çevresinin coğrafi özellikler ve bunlar arasında kurduğu kontakt, araştırılması ve üzerinde durulması gereken bir konudur. Yer seçimi birçok doğal faktörün bir sonucu olup, stratejik konum üstünlüğü tesadüfi değildir. çok kısa mesafeler içinde, hem topoğrafik, hem klimatolojik, hem de hidrografik farklı dünyalar arasında geçiş yapılmaktadır. Daha fazla bilgi için…
