Porsuk (Zeyve) Höyük, Niğde’nin Ulukışla ilçesi Porsuk Köyü yakınında yer alan, uzun bir tarihi geçmişe sahip önemli bir arkeolojik sittir. Höyük, İç Anadolu’nun güneydoğusunda, Kayseri, Nevşehir, Aksaray ve Konya gibi antik yerleşim yerlerine yakın stratejik bir konumda bulunmaktadır. Tarihsel ve arkeolojik bağlamı aşağıdaki gibi analiz edilebilir:
1. Yerleşim Tarihçesi ve Kültür Katmanları: Porsuk Höyük, Orta Tunç Çağı’ndan Bizans Dönemi’ne kadar kesintisiz yerleşim görmüştür. Höyükte şu ana kadar altı ana kültür seviyesi tespit edilmiştir:
- Porsuk VI: Orta Tunç Çağı (MÖ 17. yüzyılın ikinci yarısı civarı, MÖ 1600’ler civarında kurulmuştur).
- Porsuk V: Geç Tunç Çağı / Hitit İmparatorluk Dönemi (MÖ 13. yüzyıl sonu).
- Porsuk IV: Erken Demir Çağı (MÖ 10-9. yüzyıl civarı).
- Porsuk III: Orta ve Geç Demir Çağı / Neo-Hitit Dönemi (MÖ 8-7. yüzyıl civarı).
- Porsuk II: Helenistik Dönem (MÖ 3-2. yüzyıl).
- Porsuk I: Roma Dönemi (MÖ 1. yüzyıl – MS 3. yüzyıl).
2. Erken Dönemler (Orta ve Geç Tunç Çağı – Porsuk VI ve V):
- Kuruluş ve İlk İşgaller: Höyüğün en eski yerleşimi MÖ 17. yüzyılın ortaları ile Geç Tunç Çağı’nın başlangıcına denk gelir. Bu dönem Hitit Eski Krallığı dönemidir. Kentin kuruluşu, Hitit Kralı I. Hattuşili’nin oğullarının Tuwanuwa (Tyana) bölgesindeki faaliyetleriyle ilişkilendirilir.
- Stratejik Konum ve Madencilik: Porsuk, Hitit döneminden itibaren Kilikya Kapıları’na olan yakınlığı sayesinde İç Anadolu platosu ile Akdeniz arasında önemli bir bağlantı noktası olmuştur. Ayrıca, yakınlardaki Bolgar Maden’in gümüşlü kurşun madenlerinin kontrolü de Hititler’in buraya yerleşmesindeki temel nedenlerden biridir. Höyükte bulunan bir külçe kalıbı (MÖ 2. binyıl sonu) ve cüruflar, antik çağda metal işleme faaliyetlerinin (özellikle kurşun ve gümüş üretimi) yapıldığını kanıtlamaktadır.
- Savunma Sistemleri: Bu dönemde karmaşık savunma sistemleri inşa edilmiştir. Şantiye II’de, içeriye doğru kıvrılan bir koridor ve iki kuleyle korunan bir geçit içeren etkileyici bir tahkimat sistemi bulunmuştur. Bu yapılar kerpiçten yapılmış olup, taş temelleri ve ahşap hatıllarla güçlendirilmiştir. Porsuk V döneminde ise, kum ve çakıllarla doldurulmuş dörtgen şekilli sandık (kasson) tipi surlar kullanılmıştır. Bu surlar, höyüğün batı kısmında 6 metre yüksekliğe kadar korunmuştur.
- Yıkım ve Hiatus: Porsuk V dönemi, genellikle MÖ 13. yüzyıl sonundaki Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüyle ilişkilendirilen şiddetli bir yangınla sona ermiştir. Bu yıkım sonrası belirli bir “hiatus” (boşluk) dönemi yaşanmış, ancak bu boşluğun kesin süresi ve Demir Çağı’na geçişin detayları hala tartışılmaktadır.
3. Demir Çağı (Porsuk IV ve III):
- Yeniden İskan: Porsuk Höyük, Geç Tunç Çağı yıkımından sonra yeniden iskân edilmiştir. Porsuk IV (Erken Demir Çağı) döneminde, surların Cilicia ile ilişkisi olduğu öne sürülmüştür.
- Neo-Hitit Etkileşimi: Porsuk III (Orta ve Geç Demir Çağı) döneminde ise kent, daha çok İç Anadolu platosuyla bağlantılı görünmektedir. Bu dönemde yerel seramiklerin yanı sıra Frig siyah veya gri perdahlı seramikleri ve Alişar IV tipi seramikler bulunmuştur. Güneybatı Anadolu’dan “black-on-red” ithalatları ve hatta Mısır ile Rodos’tan ithalatlar da tespit edilmiştir.
- Savunma Sistemlerinin Devamı: Demir Çağı’nda (Porsuk III), Hitit dönemi savunma sistemleri onarılmış veya aynı plan üzerinde yeniden inşa edilmiştir. Bu dönemde, Şantiye II’de 4 metreden daha geniş alçıtaşı ve ahşap hatıllarla güçlendirilmiş surlar kullanılmıştır. MÖ 837’de Asur kralı III. Salmanasar’ın Tunni Dağı’na (Porsuk’a yakın) yaptığı askeri sefer, Demir Çağı’nın önemli bir yıkım olayı olarak gösterilmektedir. Ancak Kınık Höyük’teki bulgular, Hitit İmparatorluğu’nun sonundaki krizin Porsuk bölgesinde diğer Anadolu bölgelerine göre daha az travmatik olduğunu ve bölgesel organizasyonun sürekliliğini desteklemektedir.
- Fibula Bulguları: Demir Çağı’na ait fibulalar (broşlar) değişim ve tarihlendirme için önemli göstergelerdir. Porsuk’ta bulunan 14 fibula, Frig ve Kıbrıs tipleri gibi çeşitli kökenleri işaret etmekte olup, bölgedeki kültürel ve ticari etkileşimleri yansıtmaktadır.
- Metal İşleme: Demir Çağı’nda metal işleme faaliyetleri devam etmiştir. Şantiye II’de, dairesel külçe kalıbı parçaları ve metal izleri bulunan kapalı borular gibi metal endüstrisiyle ilişkili objeler bulunmuştur.
4. Helenistik ve Roma Dönemleri (Porsuk II ve I):
- Helenistik Yerleşim: Höyükte Helenistik Dönem’e ait kırsal köy yaşantısı izleri bulunmaktadır. Bu dönemde basit seramik kaplar (kase, tabak vb.) yerel olarak üretilmiştir. 2011 yılında Şantiye II’de tespit edilen bir seramik fırınının MÖ 4-3. yüzyıllar arasında kullanıldığı ve Helenistik dönem seramiklerinin bu fırında üretildiği düşünülmektedir.
- Roma Dönemi ve Şehirleşme: Roma döneminde Porsuk Höyük, Faustinopolis olarak adlandırılmış ve önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Bu dönemde, Porsuk’ta ticaretin aktif olduğu ve özellikle Kilikya Kapısı üzerinden Doğu Akdeniz ile bağlantısı bulunduğu anlaşılmıştır. Roma İmparatorluğu’nun MS 15-17 yıllarında Kapadokya Krallığı’nı eyalet haline getirmesiyle bölge Roma yönetimine girmiştir.
- Mimari ve Günlük Yaşam: Roma dönemine ait 2100 yıllık evler, odalar, kilerler ve depolama kapları bulunmuştur. Pithoslarda (büyük küpler) buğday, zeytinyağı, kuru meyve ve şarap saklandığı, bunun da dönemin yaşam tarzını ve ticaretini yansıttığı belirtilmiştir.
- Cam Üretimi: Roma döneminde höyükte cam işleme atölyelerinin varlığına dair kanıtlar (cam fırını, cam karıştırma çubukları, cam cürufları) bulunmuştur. Bu durum, Porsuk’un cam üretiminde önemli bir merkez olduğunu göstermektedir.
- Roma Savunma Sistemleri: Demir Çağı surlarının üzerine Roma dönemine ait taş surlar inşa edilmiş, ancak bu surların Romalılar tarafından şiddetli bir saldırıyla yıkıldığı ve ardından yeniden düzenlendiği belirtilmiştir. Bu durum, Kapadokya Krallığı’nın Roma’ya yumuşak bir şekilde eyalet haline gelmediği, aksine askeri direnişin yaşandığı bir süreci işaret edebilir.
- Mezarlık Alanı: Höyüğün doğu ucunda Geç Roma dönemine ait bir nekropol bulunmuştur. Bazı mezarların MS 9-11. yüzyıllara ait olabileceği, bu da nekropol alanının Orta Çağ’da da kullanılmış olabileceğini düşündürmektedir. Höyükte bulunan bir iskeletin, bir felaketten kaçamayarak duvarın altında kalmış hamile bir kadına ait olduğu tespit edilmiştir.
- Sikkeler: Roma dönemine ait tunç ve gümüş sikkeler bulunmuştur. Bir sikke üzerinde Erciyes Dağı tasviri bulunması, bu sikkenin Kayseri’den buraya geldiğini ve bölgesel ticareti gösterdiğini düşündürmektedir.
3. Araştırma ve Koruma Sürekliliği:
- Kazıların Gelişimi: Porsuk Höyük’teki kazılar, 1968’de Olivier Pelon tarafından başlatılmış, ardından Dominique Beyer ve günümüzde Claire Barat başkanlığında devam etmektedir. Kazılar sırasında zaman zaman verilen aralar olsa da, höyükte yaklaşık 50 yıldır sistemli çalışmalar yürütülmektedir.
- Koruma Çalışmaları: Özellikle Hitit kerpiç surlarının korunması ve restorasyonu önemli bir odak noktası olmuştur. Modern kerpiç üretimi ve geleneksel tekniklerin kullanımıyla orijinal yapıların korunmasına özen gösterilmektedir.
Porsuk (Zeyve) Höyük, Anadolu’nun farklı dönemlerindeki kültürel etkileşimleri, mimari gelişmeleri, ekonomik faaliyetleri ve savunma stratejilerini anlamak için kapsamlı bir laboratuvar sunmaktadır. Höyüğün stratejik konumu, maden kaynaklarına yakınlığı ve önemli ticaret yolları üzerinde bulunması, farklı medeniyetlerin ilgisini çekmesinde ve uzun süreli bir yerleşim merkezi olmasında belirleyici rol oynamıştır.
